Ceza Hukuku

Ceza Hukukunun Genel Kapsamı Nedir?

Suç ve ceza kavramlarını inceleyen kamu hukuku bölümüdür. Genel ve özel ceza hukuku olarak ikiye ayrılır (ceza genel ve ceza özel olarak da ifade edilmektedir).

Genel ceza hukukunun konusu suç kavramının maddi ve manevi unsurlarıyla tanımı, ceza hukukuna hâkim olan genel ilkeler, ceza kavramının tanımı, suçu ortadan kaldıran nedenler, cezayı azaltan ve ortadan kaldıran nedenler gibi bütün suçlar için geçerli olan ilke ve teorilerdir.

Özel ceza hukukunun konusu ise ülkenin kanunlarına göre suç sayılan eylemlerin neler olduğu, bunların kapsam ve sınırları, birbirlerinden ayrılan yönleri ile bu suçlara öngörülen cezalardır.

Ceza hukuku geniş anlamda ceza yargılaması usulünü “Ceza Muhakemesi Usulü” nü (CMK) de içerir. Ceza Muhakemesi, suç teşkil eden bir eylemin tespiti halinde bunun soruşturulması (savcılık vasıtası ile araştırılması)  ve kovuşturulması (mahkeme tarafından yargılama yapılması)  sürecindeki usul kurallarını ifade eder. 

Ceza Hukuku Alanındaki Avukatlık Hizmetleri Nelerdir?

A-Dava Vekilliği Hizmetleri

  1. Soruşturma sürecine yönelik (delillerin toplanması, koruma tedbirlerinin uygulanması, değiştirilmesi, kaldırılması, şikayet ve savunma beyanlarının tespiti, itiraz haklarının kullanılmasına yönelik) hukuki hakların etkin şekilde kullanmasına yönelik olarak ŞÜPHELİ MÜDAFİLİĞİ veya MÜŞTEKİ VEKİLLİĞİ,                                     

  2. Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından yapılan sorgu, koruma tedbirlerinin ( tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma, iletişimin tespiti ve kayda alınması vb ) uygulanmasına / uygulanmamasına yönelik talep ve itirazda bulunulmasına yönelik ŞÜPHELİ MÜDAFİLİĞİ veya MÜŞTEKİ VEKİLLİĞİ,                                                     

  3. Asliye Ceza Mahkemeleri’nin görev alanına giren ceza davaları ve duruşmaların SANIK MÜDAFİ veya KATILAN VEKİLİ olarak takibi,                                            

  4. Ağır Ceza Mahkemeleri’nin görev alanına giren ceza davaları ve duruşmaların SANIK MÜDAFİ veya KATILAN VEKİLİ olarak takibi,                                               

  5. İcra Ceza Mahkemeleri (İTM) görev alanına giren (Karşılıksız çek şikayetleri, disiplin hapsi vb ) eylemlerle ilgili dava ve duruşmaların SANIK MÜDAFİ veya KATILAN VEKİLİ olarak takibi,   

B-Danışmanlık Hizmetleri :

Bir yandan kişilerin ceza hukuku alanında maruz kaldıkları veya kalabilecekleri muhtemel her türlü hak ihlalleri ile, diğer yandan kişilerin uğrayabileceği adli soruşturma ve kovuşturma işlemleri hakkında konusunda uzman, tecrübeli ve pratik (uygulama) bilgi sahibi bir avukattan olay ya da durumun analizi, olası sonuçlar ve alternatif çözümler ile yapılması gerekenler ile alınması gereken önlemler konusunda profesyonel anlamda teknik bilgi alınmasını ifade eder.

Ceza Hukukunun Temel İlkeleri Nelerdir?

Ceza hukukun en önemli iki temel ilkesi suçta ve cezada kanunilik ilkesi ve suçta ve cezada kusur ilkesidir.

1. Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi (nulla poena sine lege)                                         

 

Suç ve bunun karşılığı olan cezanın ancak kanun ile belirlenmesidir. Bu temel ilke, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında yer almaktadır: "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz." Bu da suç tanımının belirgin ve açık biçimde kanunla düzenlenmesini gerektirir. Belirsiz ve muğlak ifadelerle suç tanımlanamaz (nulla poena sine lege certa).

Kanunilik ilkesinin gerektirdiği bir başka şart da, aleyhe olan kanunun geçmişe yürüyemeyeceğidir. Yani, işlendiği sırada suç olmayan bir fiilden dolayı, sonradan fiilin suç olarak düzenlenmesi nedeniyle kimse cezalandırılamaz (nulla poena sine lege praevia).

Gene kanunilik ilkesinin getirdiği bir başka koşul da failin aleyhine kıyas yasağıdır. Hukuk biliminde kıyas, kanunda boşluk bulunması halinde bu boşluğun en benzer hukuk kuralı bulunarak doldurulmasını ifade eder. Ceza hukukunda kıyas, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinin 3. fıkrasında "Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz." şeklinde belirtildiği üzere uygulanamaz (nulla poena sine lege stricta).

2. Suçta ve Cezada Kusur: 

 

İlkesi Ceza hukuku anlamında kusur, bir fiilin isnat yeteneği mevcut bir kimse tarafından bilerek ve istenerek işlenmesidir. Yani, failin cezalandırılabilmesi için fiili bilerek ve isteyerek yapmış olması gerekir. Bu ilkeden de ancak fiili bizzat işlemiş failin cezalandırılabileceği ilkesi türetilmiştir. Bu ilke de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında yer almaktadır: "Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz."

 

Suçun unsurları Nelerdir?

Bir fiilin cezalandırılacak bir suç teşkil etmesi için belli unsurların mevcut olması gerekir. Suçu oluşturan temel unsurlar, kanuni unsur, maddi unsur, hukuka aykırılık unsuru ve manevi unsurdur.

1. Kanuni Unsur (tipiklik)

 

Kanuni unsur, işlenmiş bulunan bir fiilin ceza kanununda düzenlenen suç tanımına birebir uygun olmasıdır. Bu unsura tipiklik adı da verilmektedir. Örneğin, hırsızlık suçunun gerçekleşmesi için failin "zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alması" gerekir. Kanunda tanımlanan bu unsurlardan biri yoksa, mesela alınan malın zilyedinin rızası varsa, hırsızlık suçunun kanuni unsuru oluşmaz.

2. Maddi Unsur (hareket/fiil) Suçun meydana gelebilmesi için failin bir fiil işlemesi gerekir. Fiilden kasıt, insanın kendi iradesiyle dış dünyayı değiştiren bir eylem ortaya koymasıdır. Eylem boyutuna varmayan düşünce veya iradi olmayan eylemler (epilepsi hastasının bilincini kaybetmesi sureti ile gerçekleştirdiği hareket sonucunda birini yaralaması gibi) suç niteliğinde fiil teşkil etmez.

3. Hukuka Aykırılık Unsuru: İşlenen fiil hukuk düzenine aykırı ise, yani belli bir fiil/eylem hukuk düzeninde suç olarak tanımlanmış ise, tanıma uyan bu eylemin gerçekleşmesi halinde hukuka aykırılık unsurunun tamamlandığı kabul edilir. İlke olarak kanuni unsuru gerçekleştiren bir hareket hukuka aykırıdır.

Ancak, hukuka aykırılığın bazı istisnaları mevcut olup, bunlara hukuka uygunluk nedenleri denir. Bu hallerde kişilerin ceza sorumluluğunun tamamen ortadan kalkması veya azalması söz konusudur. Bunların başlıcaları şunlardır:

  • Kanunun Hükmü ve Amirin Emri (TCK m. 24/1)

  • Meşru Savunma ve Zorunluluk Hali  (TCK m. 25)

  • Hakkın Kullanılması ve İlgilinin Rızası (TCK m. 26)

  • Cebir ve Şiddet, Korkutma ve Tehdit Altında İşlenen Suçlar (TCK m. 28)

  • Haksız Tahrik  (TCK m.29)

  • Hata (TCK m.30)

  • Yaş Küçüklüğü (TCK m.31)

  • Akıl Hastalığı (TCK m. 32)

  • Sağır ve Dilsizlik (TCK m. 33)

  • Geçici Nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma (TCK m.34)

 

4. Manevi Unsur: Suçu gerçekleşmesi için gerekli olan son unsur ise kanuni tipikliği mevcut hukuka aykırı fiilin isnat yeteneği var olan bir kimse tarafından bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Bu unsur aynı zamanda, ceza hukukunun evrensel ilkelerinden biri olan kusursuz suç ve ceza olmaz ilkesinin bir yansımasıdır. Bir eylem yukarıda belirtilen tüm unsurları taşısa bile, fiilin işlenmesinde kişinin kastı veya taksiri yoksa manevi unsur yokluğu nedeniyle kişinin eylemi cezayı gerektirmeyebilir.